BOŞANMA PSİKOLOJİSİ

BOŞANMA PSİKOLOJİSİ; evlilik, karşılıklı gereksinimler ve roller çerçevesinde ilerleyen ve olumlu beklentilerle kurulan bir yakın ilişki türüdür. Ancak, günümüzde meydana gelen hızlı sosyal, ekonomik ve kültürel değişimler evlilik ve aile ilişkilerini etkilemiş ve bazı değişikliklere yol açmıştır. Bu değişikliklerin en dikkat çekici olanlarından biri ise boşanma oranlarıdır. Boşanma, evlilik birliğinin çeşitli nedenlere dayanarak yasal olarak sonlandırılmasıdır. Her boşanma kendine özgü yönleriyle çok boyutlu ve hem birey hem de toplum bazında etkileri olan bir deneyimdir (Canbulat 2017). Aile yapısında gerçekleşen değişimler boşanmanın doyum vermeyen bir ilişkiyi sonlandırmak için daha sık başvurulan bir yol haline gelmesine neden olmuştur. 

Boşanma ve Nedenleri 

Evlilikte eşlerin beklentilerinin çeşitli nedenlerle karşılanamaması, uyumlu şekilde yürütülemeyen ilişkiler, sevgi ve saygının azalması, kültürel farklılıklar, bireylerin maddi sorunları, cinsel sorunlar ve tartışmaların artması gibi boşanmanın birçok sebebi ve çeşitli alanlara etkisi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de boşanmanın psikolojiye etkisidir. 

Boşanmanın taraflar üzerindeki psikolojik etkisine baktığımızda; aile ilişkilerinin bozulması sonucunda ortaya çıkan boşanma olgusundan hem erkek hem kadın oldukça etkilenebilmektedir. Boşanmanın ardından taraflar, üzüntü, kaygı, suçluluk ve utanç duyabilmektedirler. Boşanmanın gerçekleşmesiyle, boşanmayı istemeyen bir taraf varsa bu taraf reddedilmişlik duygusuyla kendini değersiz hissedebilir. Boşanmayı isteyen taraf ise, verdiği kararın doğruluğunu sorgulayabilir. Azalan benlik saygısı ve özgüven ile birlikte geleceğe yönelik artan karamsarlık duyguları da deneyimlenebilmektedir. Bu karmaşık duygular dönem dönem nüksedebilir. Eşler, evlilik sürecindeki evin satılması, mal paylaşımı gibi birtakım fiziksel şartların değişmesi gereken kararlar alırlar ise, yeni taşınacakları eve ve semte uyum süreci gibi sosyal çevreye uyum ile ilgili yeni bir döneme de adım atarlar.  

Boşanmanın psikolojik etkileri ile ilgili değinilmesi gereken önemli bir nokta bulunmaktadır. İnsanlar ilişkilerini kar-zarar dengesi üzerine kurarak hayatlarını dengede tutmaya çalışırlar. İlişkiye bütün olarak bakıldığında zarar daha fazla olduğu zaman paralel olarak ilişki kişiye de zarar vermektedir. Dolayısıyla ilişkiyi noktalamak bireyin psikolojik iyi oluşu için daha doğru bir karar olabilmektedir. Boşanma olgusu toplum açısından olumsuz bir kararmış gibi değerlendirilse de bahsettiğimiz gibi bireyler için bu durum daha olumlu ve daha sağlıklı olabilmektedir. Birçok araştırma boşanma sonrasında yaşam doyumu artan bireyler olduğunun da altını çizmiştir. 

Dolayısıyla boşanma kararı olumlu veya olumsuz olarak kesin sınırlar ile belirlenemeyecek bireyden bireye farklılık gösteren etkisi olan bir durumdur. 

Boşanmanın kadın ve erkek üzerindeki etkisi; Psikolojik etkisi göz önüne alındığında kadın ve erkek için boşanmanın benzer sonuçları olsa da bazı fiziksel şartlar farklılaşabilmektedir. Toplumumuzda çalışan erkek sayısı kadın sayısından fazladır. Bu nedenle boşanma sonra , evlilik sürecinde çalışmayan bir kadın, belki de yaşamında ilk defa çalışmak durumunda kalabilir. Erkek ise varsa nafaka ödemesi ve hayat standardının düşmesi nedeniyle bunalabilir.  Tarafların eğer çocukları var ise; çocukların velayetini alan ve evlilik sürecindeki evde yaşamaya devam eden taraf, boşandığı eşin yokluğunu duyabilir. Ebeveynler kendi duygu, ihtiyaç ve yaşamlarında meydana gelen değişimlerle daha fazla meşgul olabilir ve çocuklarına yeterli desteği veremeyebilirler. Çocuklarına bakım verme, sınır koyma, başka krizlere karşı duygusal destek verme gibi ebeveynlik becerilerini zaman zaman tek başlarına üstlenmeleri gerekebilir. Önemli olan noktalardan bir tanesi de boşanmanın ne denli sağlıklı gerçekleştiğidir. Çünkü sağlıklı bir boşanma sürecinde anne ve baba kendi rollerinden bir şey kaybetmemek ve çocuk ile önceki gibi ilgilenmek için elinden geleni yapmaya çabalar. Çocuk ile ilgili herhangi bir değişiklik durumunda, çocuğun o anda yanında olan ebeveyni kadar yanında olmayan ebeveyni de sorumluluk hisseder ve bununla ilgili çaba gösterir. Dolayısıyla boşanma sağlıklı bir şekilde gerçekleştiyse her iki ebeveyne de benzer sorumluluklar ve görevler düşer 

Boşanmanın çocuk üzerindeki etkisi; Boşanma sonrasında çocuk açısından ortaya çıkan ilk değişiklik, bundan sonra hem anne hem de babası ile aynı evi paylaşamayacağıdır. Boşanma sonrasında sadece tek bir ebeveyni ile aynı evde yaşayacak hatta birçok durumda yaşadığı ev, okulu, yaşadığı ortam değişecek olabilir.  Çocuklar ebeveynlerin ayrılmasını kayıp yaşama, üzüntü ve güçlükler karşısında kendini korunmasız hissetme gibi duyguları içeren bir olay olarak hatırlayabilir. Özellikle ailelerinin dağılmasından kendilerini sorumlu tutuyorlarsa kendilerini diğer çocuklardan farklı, değersiz veya sevilmeye layık olmayan biri olarak algılayabilirler. 

Boşanmanın çocuklar üzerindeki negatif etkilerinin yanı sıra bazı pozitif etkileri de bulunmaktadır. Başarılı bir boşanma sonrası tek ebeveynli veya yeniden oluşturulmuş bir aile hem ebeveynlerin hem de çocukların yaşam kalitesini arttırabilir. Çatışma bittiyse çocuğun bir veya iki ebeveyni ile daha iyi ilişkileri başlayabilir veya bazı çocuklar sorunlu ebeveyni ile daha az temasa geçebilir. Aile ortamındaki istikrar ve o ortamda çatışan ebeveynlerin olmaması çocuğun uzun vadedeki iyilik halini olumlu yönde etkileyebilir. 

Boşanma ile Nasıl Baş Edilebilir? 

Sosyal hayatınızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeniz ve yeni yaşamınıza uyum sağlayabilmeniz için öncelikle varsa üzüntü, öfke ve kendinizi suçlayan duygularınız ile yüzleşip bu duygularınızın olumsuz etkilerinden kurtulabilmeniz önemlidir. 

Evlenme gibi boşanma da normal bir süreçtir ve boşanmayı başarısızlık olarak görmemek, boşanma sonrası yeni yaşamınızın felaket olacağını düşünmemek, boşanmaya gerçekçi olmayan anlamlar yüklememek boşanmayla daha kolay baş edilebilmenizi sağlayabilir. 

Boşanma sonrasında zamanınızı ilgi duyduğunuz aktivitelere ayırmak motivasyonunuzu sağlamada etkili olabilir. 

Boşanma sürecindeki stresle başa çıkmada ve boşanma sonrası uyumu arttırmada bireylere psikolojik destek verecek yöntemlerden biri boşanma danışmanlığı çalışmalarıdır. Bu çalışmalar bireyle ya da grupla yürütülen psikolojik yardım hizmetlerini kapsamaktadır. Aynı zamanda EMDR terapi de boşanma durumuyla baş etmede etkili olabilmektedir. Boşanma sonrasında hayatınıza uyum sağlamakta güçlük çekiyor ve bu durumun üstesinden gelemiyorsanız bir uzmandan yardım alabilirsiniz.