YAŞAMIN İLK ÜÇ YILINDA EBEVEYNLİK

Ebeveynlik, doğum öncesi başlayan ve yaşam boyu devam eden çocuğun gelişimine bağlı olarak birden çok duygunun yaşandığı bir durumdur. Bu süreç ebeveynlerin yaşam dinamikleri, sosyal çevresi ve gebe kalma koşulları gibi bir dizi faktörden etkilenebilir. Ebeveynlerin kendi kök ailesindeki deneyimleri, ilişki kurma biçimleri ve iletişimleri da annelik sürecini etkileyebilir.

Ebeveynlik, çocuğun temel fiziksel ihtiyaçları kadar gereklidir. Çünkü bir bebek ile ebeveynleri arasında kurulan bağ, çocuğun hayata dair bakış açısının temelini oluşturur. Çocuğun mizacını tanımak, neye ihtiyacı olduğunu anlamak, birbirleriyle ilişki geliştirmeye başlamak ve çocuğun gelişimini izlemek gibi ebeveynlerin özverileri sayesinde ebeveyn ve bebek birlikte kendi dillerini geliştirir. Böylece ebeveyn ve bebek arasında gittikçe büyüyen bir bağ ile birbirlerini en iyi tanıyan insanlar olmaya başlarlar.

Bir ebeveynin fiziksel ve duygusal varlığı, bebeğin sağlıklı beyin gelişimini dahi etkileyen hayattaki en temel ihtiyaçtır. Her çocuk doğumdan 3 yıla kadar gelişimsel olarak çok önemli bir dönemdedir. Bir çocuğun temel gelişimi bu ilk üç yılında olur. Çünkü bu dönemde beyin gelişimi çok hızlıdır ve çocuk çok fazla kavram öğrenir. Bu dönem çocuk için bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal ve motor gelişim zamanıdır. Örneğin, bir çocuk bu dönemde birçok kelime öğrenir. Çocuk ve ebeveynleri arasındaki yakın ilişki çocuğun bu duygusal ve fiziksel öğrenme kapasitesini beslemenin en iyi yoludur. Çocuk gördüğü, hissettiği, tat aldığı, kokladığı ve duyduğu gibi büyür. Çocuk duyulardan birini her kullandığında, çocuğun beyninde sinirsel bir bağlantı kurulur. Birçok kez tekrarlanan yeni deneyimler, çocuğun şimdi ve gelecekte nasıl düşündüğünü, hissettiğini, davrandığını ve öğrendiğini şekillendiren yeni bağlantılar kurmaya yardımcı olur. Örneğin, bir anne çocukla oynadığında, şarkı söylediğinde, konuştuğunda, ona kitap okuduğunda veya bir hikaye anlattığında çocukta duygusal gelişimini destekleyen bir büyüme gerçekleşir.

Sağlıklı bir çocuk olmak; ebeveyn ile etkileşimde bulunmak, güvenli, tutarlı, ihtiyaçların karşılandığı bir ortamda yaşamak çocuğun büyümesinde, gelişiminde ve gelecekteki potansiyelinde büyük bir fark yaratabilir. Ebeveyn ile kurulan bu sağlıklı iletişim, kolay öğrenebilir bir birey olma, kendine güven, olumlu sosyal beceriler geliştirme, empati kurabilme, ileriki yaşlarda başarılı ilişkiler kurabilme gibi birçok olumlu yaşam deneyimini beraberinde getirebilir. Kısacası, bebek için ebeveyn dünyayı temsil eder. Bu sebeple de ebeveyn ile kurulan ilişki çocuğun ilerleyen zamanlarda kuracağı kişilerarası ilişkilerin zeminini ve hayata dair bakış açısının temelini oluşturur.