AYRILIK ACISINA DAİR

Ayrılık acısına dair; Aşk her dönem insanoğlunun doğal süreci içerisinde yaşadığı güçlü bir duygudur. Aşkın olduğu her yerde ‘ayrılık’, en önemli korku kaynağıdır denebilir. Ayrılık, psikolojide ilişki kurulan nesneden/kişiden kopma anlamına gelmektedir. Bu süreci yaşayan kişi duygusal veya fiziksel olarak bağ kurduğu nesne/kişi ile iletişimini minimuma indirir ya da keser. Elbette hiçbirimiz ilişkimize ayrılmak için başlamayız. Ancak ilişkinin ilerleyen zamanlarında birtakım olaylar gelişebilir ve sonu ayrılık olabilir. İlişki genellikle her ne kadar sorunlu olduğu için bitse de ayrılık bireye acı verebilir ve kişi için sarsıcı olabilir.

Ayrılığın Birey Üzerindeki Etkileri 

Her insanın yaşamının doğal seyri içinde birçok kayıp ya da kayıp yaşamıyla karşılaşma olasılığı bulunmaktadır. Sevilen bir kişinin hayatımızdan çıkması da bir kayıptır ve bu kaybı bir yas süreci ile ilişkilendirmek mümkündür. Kişi, ayrıldıktan yani kaybı ile yüzleştikten sonra güvenli limanı yok edilmiş, bırakılmış, kendini tek ve biçare hissedebilir. Bunun akabinde suçluluk, öfke gibi duygular ortaya çıkabilir.  Ayrılık sonrası yaşananlar bireysel ve kendine özgü bir süreçtir. Bu nedenle bu “yas sürecine” verilecek tepkiler de birbirinden farklılık gösterir. 

Yas dönemine ait en önemli özelliklerden biri, yaşanmak zorunda kalınan her kayıpta tüm geçmiş kayıpların yeniden canlanmakta olmasıdır. Belleğimiz benzerlik ilkesine göre işler; aynı özelliklere sahip hatıralar hafızamızda aynı yerde toplanır. Bir kayıp deneyimi ortaya çıktığında önceden yaşanmış tüm kayıpların yeniden gün yüzüne çıkması söz konusu olur. Nasıl ki, şiddetli bir sarsıntı sonucu zarar gören bir binanın gördüğü hasar tekrar bir sarsıntı yaşandığında, binanın var olan önceki hasarları daha da onarılamaz hale geliyorsa, yaşanan her kayıpta, önceki kayıpların açtığı yaralar ve acılar anımsanır, daha da yoğunlaşır (Göka, 2009,s.154). Kısaca ayrılık sonrasında hissedilen acının temelinde daha önce yaşanılan bir kaybın verdiği duygu yatabilir. Bunun sonucunda hissedilen acının yoğunluğu daha fazla olabilir.

Ayrılık Acısı Nasıl Atlatılır?

Buradaki en önemli nokta “ayrılığın yasını” tutmak, bu sürece izin vermektir. Bu yası tutmak, sevdiğiniz kişi hayatınızdan çıktıktan sonra değişen yaşamınıza yön vermek adına çok önemlidir. Bu süreçle beraber duygularınızı, düşüncelerinizi, tutumlarınızı daha işlevsel hale getirebilirsiniz. Böylelikle yaşanılan bu ayrılığı zamanla kabullenir, hayatınıza uyumunuzu kolaylaştırabilirsiniz.

Duyguların kabul edilmesi de altı çizilmesi gereken önemli bir noktadır. Üzüntü, özlem, öfke gibi duygular deneyimliyor olabilirsiniz. Hissedilen bu duygular normaldir. Önemli olan bu duyguları fark edebilmek ve yaşamaya “izin vermektir”. Bu duygular karşısında takılı kalmış ya da yenilmiş hissediyorsanız, hissettikleriniz ile baş etmenize yardımcı olabilecek ve tekrar hayatınızı düzene sokabilmek için yollar bulmanıza yardım edebilecek bir uzmana başvurmanız yararlı olabilir.

Yaşanılan bu olumsuz olaydan bir ders çıkarabilmek de mümkündür. Bunun için olaya bakış açısını değiştirmek önemlidir. Örneğin hayatınızdaki diğer ilişkilerinizde yapmanız ve yapmamanız gereken noktaları fark edip ilişkilerinizi düzenleyebilir, geliştirebilirsiniz.

Odağınızı yaşadığınız acıdan kendinize çevirmeniz de bu acıyla baş etmenizde etkili olabilecek bir durumdur. Film ya da dizi izlemek, kitap okumak, spor yapmak gibi ilgi duyduğunuz aktiviteler size hem bedensel hem de psikolojik anlamda iyi gelebilir. 

AYRILIK ACISINA DAİR

Ayrılık sonrasında normal bir yas tutma sürecinden geçen bireylerin bir uzmandan yardım alması genellikle gerekli değildir. Çoğunlukla “sosyal desteğin” yeterli olması bu sürecin yaşanmasını kolaylaştırır. Normal olmayan yas belirtileri varlığında ise, yasın sağlıklı olarak tamamlanabilmesi için bir uzmandan yardım almak iyi olacaktır.