AKUT STRES BOZUKLUĞU

AKUT STRES BOZUKLUĞU

Kısaltması “ASB” olan “Akut Stres Bozukluğu”, hayatlarının ya da güvenliklerinin tehlike altına girdiği bir olayı atlatmış yani bir travmaya maruz kalmış insanlarda görülen bir durumdur. Travmatik etki yaratabilecek durumlar arasında; fiziksel yaralanmalar, hayatı tehdit eden hastalık tanısı alma, kaçırılma, trafik kazaları, deprem ve sel gibi doğal felaketler sayılabilir. Kişide travmatik etkinin oluşmasında, olayın kendisine yönelik olması kadar ailesi veya arkadaşı olan bir bireyin bu tür olayları yaşadığına tanıklık etmesi de etkilidir. Ancak her yaşanılan sıkıntı verici olay ruhsal travma olarak adlandırılmayabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, olayın travmatik olup olmadığının kararını olayı yaşayan kişinin vermesidir. Travma yoğunluğu aynı olsa bile, bir bireyde belirgin ASB bulgularına rastlanılırken, başka bir bireyde ASB bulgularına rastlanılmayabilir.

Akut Stres Bozukluğu Ne Kadar Sürer?

Akut stres bozukluğu, travma yaşandıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkar ve en az 2 gün en fazla 4 hafta süreyle belirtilerin devam etmesi gerekir. Erken müdahale edilmezse “travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)” ortaya çıkabilir.
Akut Stres Bozukluğu ve TSSB farkı: İki bozukluk arasındaki en önemli fark zamandır. Belirtilerin devam etme süresi 1 ayı geçtiği takdirde birey akut stres bozukluğundan çıkar ve genellikle travma sonrası stres bozukluğu tanısı açısından değerlendirilir. Örneğin yaşanılan ciddi bir trafik kazası ile karşı karşıya kalınması kişide travma etkisi yaratabilir. Bu durum karşısında “uykusuzluk, kabuslar görme, kazayı hatırlatacak ortam ve durumlardan kaçınma, o anı tekrar tekrar yaşıyormuş hissi” gibi ortaya çıkan belirtilerin, olayın hemen ardından ortaya çıkması durumunda bunu “akut stres bozukluğu” olarak tanımlayabiliriz. Bu belirtiler şayet 1 aydan daha fazla devam ederse o zaman bu durumu “travma sonrası stres bozukluğu” olarak adlandırabiliriz. Bu belirtilerin ne kadar devam edeceği bireyden bireye farklılık gösterdiğinden kesin ifadelerden kaçınmak doğru olacaktır.

AKUT STRES BOZUKLUĞU

Akut Stres Bozukluğunu Etkileyen Faktörler

Olayın Şiddeti: Yaşanılan olay ne ölçüde şiddetliyse o ölçülerde derin izler bırakabilmektedir. Örneğin, kişinin haftalarca hastanede kalmasına sebep olacak ölçüde ciddi şekilde yaralayan bir kaza, küçük sıyrıklarla atlatılan ufak bir kazadan açık bir şekilde daha şiddetlidir. Dolayısıyla yaşanan her kaza aynı ölçülerde etkilemez, bu yüzden de şiddet derecesine göre etkileme düzeyi de farklı olmaktadır.

Olayın Yakınlığı: Yaşanan olaylar bizim başımıza, sevdiğimiz ya da yakınımızdaki bir kişinin başına geldiğinde olaydan daha çok etkileniriz. Aynı olay tanımadığımız ya da yabancı birilerinin başına geldiğinde daha az etkileniriz ya da hiç etkilenmeyiz.

Olay Sonrası Etki: Bu maddede açıklanmak istenen ise travmanın kişilerin hayatı üzerinde yarattığı etkiler ve hayatında oluşturduğu aksamalardır (Mum, 2011, s. 25).

Akut Stres Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

ASB’nin başlıca belirtileri;

  • Şaşkınlık ve duygusal tepkisizlik (afallama, uyaranları anlamlandıramama, duygusal tepkisizlik, duygularını hissedememe),
  • Olayın yeniden yaşanıyor gibi algılanması, kâbuslarda görülmesi,
  • Kaçınma (olayı anımsatan konuşmalardan, yerlerden aktivitelerden uzak durma, olayla ilgili
  • Düşünmemeye çalışma, sosyal içe çekilme),
  • Aşırı uyarılma belirtileri (uykusuzluk, sinirlilik, öfke patlamaları, aşırı irkilme ve sıçramalar, her an tetikte olma, konsantrasyon bozukluğu),
  • Sebebi bilinemeyen bedensel belirtiler,
  • Çökkünlük, suçluluk duyguları.

Belirtilerin şiddeti travmanın şiddetine, süresine, kişinin buna maruz kalma derecesine ve kişisel ve kültürel özelliklerine göre değişmektedir (Sayıl, Özgüven. 2000).

Akut Stres Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Akut stres bozukluğu kişinin çeşitli alanlarda sorun yaşamasına sebep olan bir hastalıktır. Travmatik olaydan her bireyin aynı oranda etkilenmediği göz önünde bulundurulduğunda, her birey için farklı tedavi yöntemleri ele alınabilir. ( Yapılan araştırmalarda travma odaklı psikolojik terapilerin en etkili tedaviler olduğu görülmüştür. )
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)
Akut stres bozukluğu tedavisinde en etkili yöntemlerden birisidir. EMDR yaklaşımı, travmatik anının bellekte işlevsel olmayan bir şekilde depolandığını ifade eder. Bu yöntemde amaç travmatik olayın olumsuz etkilerine duyarsızlaşmasını ve olumlu bir şekilde olayı yeniden işlemesini sağlamaktır.
Bilişsel Davranışçı Terapiler
Bu terapi yönteminde, travma deneyimi ve bu deneyimin kişi için ne anlam ifade ettiği üzerinde durulur. Bilişsel terapide, travmatik olayla ilgili aşırı olumsuz değerlendirmeler belirlenir ve bu olumsuz değerlendirmelerin birtakım teknikler yoluyla değiştirilerek alternatif yargıların üretilmesi hedeflenmektedir.
İlaç Tedavisi
Çoğu ilaç tedavisi akut stres bozukluğunun ana belirtilerine değil depresyon, uykusuzluk, ağrı gibi sorunlara odaklanmaktadır. Bu tedavi yönteminde sıklıkla antidepresanlar kullanılmaktadır. İlaç tedavisi pek çok hastada yorgunluk azaltıcı, enerji verici, dikkat ve konsanstrasyonda iyileşme gibi olumlu etkiler yaratırken (Stahl, 2015) bazı hastalarda ise uyku bozuklukları, kilo kaybı, bulantı gibi çeşitli olumsuz etkilere sebep olabilmektedir. (Yüksel, 1999). Tedavi süresi “hekim” tarafından belirlenir.

Akut Stres Bozukluğu İçin Öneriler

Her bireyin yaşadığı olaylarla başa çıkma biçimi farklıdır. Bazı insanlar “sosyal destek çemberleri” sayesinde travmatik olayların etkisiyle daha işlevsel bir şekilde baş edebilir. Sosyal desteğimiz, bu acılı ve zorlu hislerimizi paylaşmamızı sağlar ve yalnız olmadığımızı anlamamıza yol açar. Bu da “iyimserlik” ve “kontrol etme” algılarımıza olumlu katkıda bulunabilir. Ancak travma sonrası ciddi sıkıntıların devam etmesi ve bu durumun günlük hayatı olumsuz etkilemesi söz konusu ise “eğitimli ve deneyimli bir uzmana” başvurarak yukarıda bahsettiğimiz tedavi yöntemlerinden destek alabilirsiniz.