Gelişmiş bilişsel özelliklerimiz sayesinde kendi deneyimlerimizi ve çevreyle olan etkileşimlerimizi algılayabilir, anlamlandırabilir ve uygun yanıtları üretebiliriz. Fakat aynı bilişsel kapasite bazen, yaşadıklarımız ve çevremizdeki insanların davranışlarıyla ilgili aşırı detaylı düşünmeye de hizmet edebilir.
Çoğunlukla karşı konulamaz bir dürtü gibi meydana gelen bu düşünme biçiminde, kişiler istemeseler dahi geçmişe ve şu ana ait olumsuz yaşantılarını uzun uzun analiz ederler. Sürekli olarak zihinlerinde geleceğe yönelik olumsuz senaryolar tasarlayabilirler. Bunun sonucunda da karar alma süreçleri ve duygu durumları olumsuz etkilenebilir.
Aşırı Detaylı Düşündüğümüzü Nasıl Anlayabiliriz?
Zaman zaman her birimiz kendi kararlarımızı, davranışlarımızı veya başkalarının bizi etkileyen sözlerini düşünerek üzülebilir ya da pişmanlık duyabiliriz. Normal bir düşünme süreci genellikle belirli bir tetikleyici sonucunda ve belirli bir süre içinde gerçekleşir.
Örnek: Sevdiğimiz bir yakınımızla tartıştığımızda yaşananları düşünmek sağlıklıdır; çünkü bu süreç sorunun nasıl çözüleceğini bulmamıza yardımcı olur.
Oysa ki aşırı detaylı düşünme süreci (overthinking), herhangi bir uyarandan tetiklenebilir ve yaşanan olumsuzluğu çözme eğiliminde değildir. Kişiler; “Bu olay ne anlama geliyor?”, “Neden böyle hissediyorum?”, “Böyle giderse hayatım ne olacak?” gibi sorular içinde hapsolurlar.
Fırtına Benzetmesi
Bir fırtınanın yaklaştığını hayal edelim. Aşırı detaylı düşünen bir kişi; fırtınanın ne zaman geleceğine, ne kadar zarar vereceğine ve geçmişteki fırtınalarda neler olduğuna odaklanır. Ancak en gerekli şeyi, yani kendisini ve evini fırtınadan nasıl koruyacağını aramayı ihmal eder. Bu durum kişiyi eyleme geçmekten alıkoyar.
Overthinking Hayatımızı Nasıl Etkiler?
Aşırı detaylı düşünen kişiler kendilerini sıklıkla zihinlerinin içinde hapsolmuş gibi hissederler. Bu sürecin yaygın etkileri şunlardır:
Anı Kaçırmak: Düşünceleri bir kamera kaydı gibi sürekli izlemek, dikkati çevreye ve şimdiki ana yöneltmeyi zorlaştırır.
Çözüm Üretememek: Örneğin, yeni boşanmış bir kişi sürekli “kim haklıydı” analizine girerse, yeni hayatını nasıl şekillendireceğini planlayamaz.
Karar Verme Güçlüğü: Normalde önemsiz olan detaylar devasa sorunlara dönüşebilir. En basit seçimler (örneğin hangi restoranda yemek yeneceği) bile gerçekleşme ihtimali zayıf olumsuzluklar nedeniyle birer kaygı kaynağı haline gelebilir.

Aşırı Detaylı Düşünme İle Nasıl Başa Çıkabiliriz?
Zihinsel kalabalığı durdurmak ve daha huzurlu bir zihne sahip olmak için şu yöntemleri uygulayabilirsiniz:
1. Kabul Edin ve Mücadele Etmeyin
Onu görmezden gelmek yerine varlığını kabul etmek iyi bir başlangıçtır. Bir düşünceyi yok saymaya çalışmak, aslında ona daha fazla odaklanmanıza neden olur.
Kutup Ayısı Deneyi: Birine “Bir kutup ayısını düşünmemeye çalış” derseniz, o kişinin zihninden kutup ayısı hiç çıkmaz. Düşüncelerinizi zihninizin akışına bırakmayı deneyin.
2. “Düşünme Zamanı” Belirleyin
Gün içerisinde kendinize özel bir randevu verin. Örneğin; 18:00 – 18:15 arasını sadece bu düşüncelere ayırın. Gün içinde aklınıza gelen olumsuzlukları bu saate erteleyin. Zamanı geldiğinde, sabahki yoğun duygunun azaldığını fark edeceksiniz.
3. Düşüncelerinizi Kağıda Dökün
Zihninizde dönüp duran karmaşayı yazıya dökmek, zihinsel bir boşalma sağlar. Kağıda dökülen her düşünce, zihninizde işgal ettiği alanı boşaltır.
4. Keyif Aldığınız Uğraşlara Yönelin
Düşünme süreçlerine ayırdığınız enerjiyi, dikkatinizi başka yöne çekecek hobilerle değiştirin. Aktif bir uğraşla ilgilenmek, zihni “otomatik pilottan” çıkarıp rahatlamanıza yardımcı olacaktır.
Bu içerik sizin için faydalı oldu mu? Benzer konularda ya da ilişkinizdeki özel durumlar için profesyonel destek almak isterseniz, benimle iletişime geçebilirsiniz.


