KISKANÇLIĞIN NEDENLERİ NELERDİR?

Kıskançlık, birçok ilişkide büyük bir sorun olabilir. Çift terapisine başvuran çiftlerde sıklıkla  çiftlerin birinin diğerini çok kıskandığı ve kıskanılan çiftin bu durumdan rahatsız olduğu bir tablo vardır. Kıskançlık, somut ve gereksiz nedenlere dayanıyor ise bu her iki taraf için oldukça yıpratıcıdır. İlişkilerde yaşanan kıskançlık durumuna bakıldığında da genellikle, gerçeğe uygun olmayacak kadar yüksek düzeyde olumsuz bir his ile birlikte kısıtlama davranışları kendini gösterir. Ne yazık ki yaygın bir düşünce olan kıskançlığın sevgi göstergesi olmasının da arkasına sığınarak kıskançlık uzun ve şiddetli devam edebilir. Kıskançlığı doğuran ve sürdürmesine neden olan faktörlerden biri olan kıskançlığın sevgi göstergesi olduğu düşüncesi çeşitli kültürel motiflerden gelen ve gerçekliği olmayan bir ifadedir. 

Zaman zaman çiftlerden yalnızca biri değil, her ikisi de oldukça kıskanç davranışlar sergileyebilir. Bu durumda ilişki büyük bir çıkmaza girer. Karşılıklı olarak birbirini sınırlandıran ve bunun farkında olmayan iki kişinin olduğu bir ilişki halini alır. Kıskançlığı fark etmek, bunu konuşmak ve çözmek için bir destek almak oldukça önemlidir. 

Neden Kıskanıyorum ? 

Kıskançlığın yoğun şekilde yaşanmadığı, karşılıklı sevgi ve güven ilişkisine dayanan ilişkiler daha sağlıklı ilişkilerdir. Bu nedenle kıskançlığın nedenlerinin farkında olmak, çözüm yollarını bulmak ilişkinin ve kişinin kendisi için oldukça önemlidir. 

Kıskançlık genellikle az sevilme, aldatılma, tercih edilmeme, değer verilmeme, tek edilme ihtimallerini düşünüp hissetmeye başladığımız bir duygudur. Kıskançlık hisseden kişiler yalnızca romantik ilişkilerinde değil, başka ilişkilerde de kendilerini güvende hissetmezler ve huzursuz hissederler. Hayatımızda taşıdığımız duyguların kökeni genellikle hayatımızın erken dönemlerine yani çocukluğumuza dayanır. Çocukluk anılarımızda değersizlik, yetersizlik, yok sayılmak, diğerlerine kıyasla daha az tercih edildiğini hissetmek, sevilmediğini hissetmek şu anda partnerimizin de bizi böyle göreceği endişesini taşımamıza neden olur. Kısacası, partnerimiz tarafından yeterince ‘değerli’ olmadığımız inancına mantıksal çerçevede inanmasak da duygusal olarak bundan etkileniriz. Bu da kıskançlık ile kendini gösterir. Yapılan çalışmalar kıskançlığın altında yatan temel problemlerin ; düşük benlik saygısı, güvensizlik, sahiplenilmeye dair aşırı bir istek hali, bağlılık düzeyinde olması gereken romantik ilişkinin bağımlılık düzeyinde olması,  kendini yetersiz görme başta olmak üzere pek çok sebeple ilgili olduğunu söylemektedir. Özellikle hayatımızın ilk yıllarında bize bakım veren kişi ile aramızda kurduğumuz ilişkinin, şu anki romantik ilişkimiz üzerinde de etkileri olduğunu göz önüne alırsak kıskançlık da kaygılı bir bağlanma ile ilişkili olabilir. 

Fark Edin ! 

Kıskançlığın temelini oluşturan duyguları keşfetmek, içsel başa çıkma becerilerini geliştirmeye yardımcı olabilecek farkındalıkları geliştirmemize neden olur. 

Kıskançlığı en çok yaşadığınız zamanlar ne zaman ? 

Kıskançlık hissetmeye başladığınızda aklınızdan neler geçiyor, neler düşünüyorsunuz ? 

Hissettiğiniz bu duyguyu hayatınızın başka hangi alanlarında hissediyorsunuz ? 

Aklınızdan geçen düşünceler, sizi romantik ilişkiniz dışında da rahatsız ediyor olabilir ? 

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar kıskançlığınızın ne düzeyde olduğunu, ne ile ilişkili olduğunuzu anlamaya yarayıp bir farkındalık oluşturacaktır. 

Partnerinizle iletişim kurun. Kıskançlık yaşıyorsanız, bunun hakkında partnerinizle konuşun. Partnerinizin sizin kıskançlığınızdan ne şekilde etkilendiğini dinleyin, ona sağlıklı bir şekilde kulak vermeye çalışın. Eğer partnerinize kızgınlık, alay, suçlamalarda bulunursanız, bunun bir faydası olmayacaktır. Hissettiklerinizi ve düşündüklerinizi doğrudan ama düşmanca olmadan söyleyin.  Duygularınızı sakin bir şekilde açıklayın ve nasıl bir çözüm bulacağınızı tartışın.